Verem haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Sağlık Müdürü Vakkas Özmercan, Verem hastalığının, insanlık tarihinin bilinen en eski, ölümcül, acil hareket planı gerektiren ancak tedavi edilebilir bulaşıcı bir hastalığı olduğunu kaydetti.
Özmercan, Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 2007 yılında verem savaş dispanserlerinde kayıtlı 21 bin 663 verem hastası bulunduğunu belirterek, bunların yüzde 65inin erkek, yüzde 35 inin ise kadın olduğunu ifade etti.
Özmercan, Sivas ta ise 2009 yılında 134 tüberküloz hastası kaydedildiğini, 50 hastanın halen tedavisinin devam ettiğini söyleyerek, kaynağı hasta insan olan verem mikrobunun hava yolu ile bulaştığına dikkat çekti.
Özmercan, Verem Haftasının 63. yılı nedeniyle İlimizde de haftanın önemini vurgulayıcı, veremin bulaşma ve korunma yöntemleri hakkında aydınlatıcı çalışmalar ve etkinliklerin planlandığını ve yapılıyor,
Verem Savaşı İl Koordinatörü tarafından tüm Merkez Sağlık Ocakları sorumlu hekimleri ve bildirim sorumlusu yardımcı sağlık personeline eğitim veriliyor, tüm sağlık kuruluşları konu ile ilgili olarak bilgilendiriliyor, sağlık ocakları tarafından okullara eğitim yapılması hedefleniyor dedi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya nüfusunun üçte birine verem mikrobunun bulaştığını açıklayan Özmercan, ancak bu insanlardan yüzde 5 -10unun hasta olduğu tahmin edildiğini kaydetti.
Bu hastalıkta erken tanının çok önemli olduğu üzerinde duran Özmercan, Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi.
Öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı.
Gırtlak veremi ses kısıklığı yapabilir. Diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait semptomlar olabilir. 3 haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir.
Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir. Tedavide kullanılan ilaçlar verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz verilir.
Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk edip toplumda basil saçmayı sürdürmektedir
Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi denilir. Yapılan çalışmalarda, hasta ilaçlarını kendisi içerse 100 hastadan 40ının tedaviyi terk ettiği, hastaya ilaçlarını bir görevli her gün görerek içirtirse tedaviyi terk oranı yüzde 20den az olduğu, hastalara hem ilaçlarını bir görevli görerek içirtir hem de hastanın ekonomik ve sosyal sorunlarına destek olunursa tedavi başarısının yüzde 90ın üzerinde olduğu görülmüştür.
Hastalıktan korunmak için kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, öksürürken, aksırırken ağzın mendille kapatılması, ellerin yıkanması gibi basit kişisel hijyen kurallarının uygulanması gerekir şeklinde konuştu.
Kaynak:Hürdoğan Gazetesi